EVDE BAKIM HİZMETİ

YARA DEBRİTMANI

Yarada nekrotik (ölü) dokunun varlığı iyileşmeyi geciktirir. Cerrahi, steril larvalarla veya medikal ürünlerle debritman yapılabilir. Debritman sonrası ölü dokuların yaradan uzaklaştırılmasının yanısıra bakteri sayısında azalma da sağlanır. Debritman sonrası VAC tedavisi eklenerek yara iyileşmesi hızlandırılabilir. VAC cihazı her yara için ayrı şekillendirilen bir köpük malzeme içerir. Bu köpük oklüziv bir drap ile sarılır. Drapın altında tüple oklüze yara ortamında 50 – 125 mm lik (-) basınç oluşturan bir pompa vardır. VAC tedavisi lokal kan akımını arttırır, ödemi azaltır, bakterileri uzaklaştırır ve granülasyon oluşturur.


İNSİZYONEL YARALAR

İnsizyonel yaralar ameliyat sonrasında oluşan yaralardır. Bazen de yara iyileşmesinde cilt kenarları arası birkaç milimetreden geniş olarak açık kalır. Bu durumda seçilecek ürün bakteriyel kontaminasyonu önlemeli ve eksudayı absorbe etmelidir. Üç tabakalı ürünlerle ayrıca kompresyon da sağlanır. Seçilecek ürün estetik görünümde olmalı ancak yaranın ihtiyaçları ön planda tutulmalıdır.


KRONİK YARADA HİBERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ

Bir basınç odasında tümüyle basınç altına alınan hastanın yüzde yüz oksijen solumasına dayanan bir tedavidir. Yara iyileşmesinin tüm evrelerini olumlu yönde etkiler. Antibakteriyel etkisi de vardır.


ELEKTRİK STİMULASYONU (ELEKTROMANYETİK TEDAVİ)

Yara bölgesine, çevresine ve uzak alanlara elektrik akımı vererek ya da manyetik alan yaratılarak uygulanan tedavi ile granülasyon dokusunu geliştirilebilir. Kollajen matriks oluşumuna yardım eder ve epitelizasyonu arttırır.


VENÖZ ÜLSER

Alt extremite venöz ülserlerin iyileşmesi açısından oldukça sorunlu bir bölgedir. Neden genelde venöz dolaşım bozukluğu olmasına rağmen arteriel bozukluklar, hemotolojik hastalıklara bağlı nedenler ve enfeksiyon unutulmamalıdır. Altta yatan neden genellikle venöz yetmezlikle oluşan derin ven trombozlarıdır. Kompresyon için bandaj yapılmalı, venöz tonus arttırılmalı, ödem proflaksisi uygulanmalıdır. Ven diseksiyonu ve by-pas gibi girişimler gerekebilir.


ARTERİEL YARA

Bu tip yaralarda en önemli yaklaşım yaraya neden olan etkenleri kaldırmaktır.


DİABETİK KRONİK YARA

Diabetli hastalarda gelişmiş olan duyu sinirlerindeki tahribata bağlı olarak acı hislerinde azalma ve mikro düzeyde dolaşım bozukluğu vardır. Bu nedenle diabetik hastaların %25'inde kronik yara ile karşılaşılır. Bunların %10-15'inde cerrahiye ihtiyaç hissedilir. Gecikmiş yara iyileşmesi, hücresel düzeyde fonksiyon bozukluğu sonucu yetersiz granülasyon dokusu oluşmasına ve epitelizasyonla yara kontraksiyonunun gerçekleşmemesine bağlıdır. Yüksek kan glukoz düzeyi nedeniyle damar duvarında oluşan hasar enfeksiyonlarda immün yanıtı bozar. Stres varlığı da diyabette tedaviyi olumsuz etkileyen etkenlerdendir.
Diabetik hastalarda sık karşılaşılan yanık yaralarının da tedavisi zor ve uzun sürelidir. Bu tür yaralarda lezyon dermise eş değerde keratinosit greftle ve sonrasında silikon tabaka ile geçici kapama sağlanmalıdır. Bu tedavilerin başarlı olması için; greft yatağının yeterli kalitede olması, yani kan akımın yeterli ve kan hücrelerinin yara iyileşmesine aktif olarak katılması gereklidir. Ancak bu diabetik hastalarda her zaman sağlanamaz.
Diyabetik hastaların damar ve sinir harabiyetine bağlı olarak yaşamları boyunca ayak sorunları yaşarlar. Periferik vasküler hastalıklar, periferik nöropati ve akut ülserasyonlarla seyreden diyabetik ayak tablosuna enfeksiyonun eklenmesi çok sık görülür. Bu yaraların ileri aşamasında sepsis, kronik yumuşak doku enfeksiyonu veya ülser altında osteomyelit gelişmesi ile durum daha dramatik bir hal alır. Septik ayak yaraları acil müdahale gerektirir, gecikme halinde majör eksremite ampitasyonları gerekebilir. Diabetik ayak yaralarında iskemi ve nöropati, biri diğerinden daha ön planda olmak üzere her ikisi de aynı anda bulanabilir.

* Enfeksiyon nedeni genellikle parmak aralarındaki patojen bakterilerdir. Tırnak mantarı enfeksiyon riskini artırır. Yara çok dramatik görünümde olmakla beraber nöropati nedeniyle ağrılı değildir. Akut ayak enfeksiyonlarında drenaj ve yüksek dozda antibiyotik gereklidir. Enfeksiyon hastada hiperglisemi gelişmesine neden olabilir. Sonuçta enfeksiyon da hiperglisemi nedeniyle kontrol altına alınamayabilir. Bu durumda apse ve nekrotik dokular cerrahi olarak debrite edilmelidir. Radyolojik olarak enfeksiyonun kemiğe uzandığına dair bulgu varsa, kemikte de enfekte bölgenin çıkarılması gerekebilir. Cerrahi müdahale sonrası yara bakımı yapılmalıdır. Birkaç gün içinde sağlıklı granülasyon dokusu görülmeye başlar. Eğer pansuman sonrası nekrotik doku görülürse, tekrar streril koşullarda nekrotik dokular alınır. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra yara uygunsa cerrahi olarak kapatılabilir. İskemik ayak yaralarında yara tabanında belirgin miktarda grnülasyon dokusu bulunmaz. Ayak tabanı gri ya da beyaz görünümündedir, ülser ve gangren şekilde olabilir. Nöropatik ülserlerde ise yara kırmızı renkte görülür. İskemik yaralarda tırnaklar kırılgan, parmaklar tüysüz, cilt parlak ve atrofik görülür. Dokunduğumuzda cilt soğuk ve nemli, yara ağrılıdır. Diyabetli hastalarda yara iyileşmesini etkileyebilecek ek patolojiler kontrol altına alınmalıdır;

* Hipertansiyon, serebrovasküler hastalıklar,

* Böbrek ve karaciğer hastalıkları,

* Hematolojik ve immünolojik hastalıklar

* Malnutrisyon (beslenme bozukluğu) olan hastalar.

* HIV (+) hastalar.

* Diyabetik ayak yaralarında cerrahiye ihtiyaç duyulursa hastanın yaşı ve genel durumu göz önünde bulundurulmalıdır.



Blog